Sürekli dalgalanma hâlinde olan ve bu yönüyle yatırımcı olmak isteyenleri tereddütte bırakan konut sektöründe, her gün yeni bir gelişme meydana geliyor. Bu gelişmelerle bağlantılı olarak ESEKO Başkanı Gazi Çelik Eskişehir’de gayrimenkul sektörünü anlattı. Başkan Gazi Çelik gayrimenkul hakkında merak edilenleri sizler için cevapladı.

1) Öncelikle Emlak Komisyoncuları Odası (ESEKO) ne gibi faaliyetlerde bulunuyor? Kısaca bilgi verir misiniz?

Emlak Komisyoncuları Odası olarak mesleğimizle birlikte teknolojinin olanak verdiği her şeye yetişmeye çalışıyoruz. Temel anlamda meslektaşlarımızla toplantılar yapıp, onları bilgilendiriyoruz ve kurslara tabi tutuyoruz.

2)Konut sektörü her zaman için Türkiye ekonomisinin önemli bir kaynağı. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra gayrimenkul sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler, inşaat sektörü ile birlikte büyüyor. Avrupa ülkelerinde de görüyoruz ki inşaat sektörü büyüyorsa ülkeler de büyüyor. Bizde de aynen böyle bir durum geçerli. Ülkemizde sanayi sektörü değil inşaat sektörü ön planda. İnşaat sektörü 550-600 iş koluna hitap eden bir sektördür. Bir ülkede, bir şehirde inşaat sektörü hareket ettiği zaman bütün iş kolları hareket ediyor. İnşaat sektörünün hareketiyle piyasada canlanma, esnafta bir hareketlenme meydana geliyor. Sıvacısından tutun da camcısına kadar bu hareketlenmeye ortak oluyor. Ülkedeki olaylar bizi nasıl etkiledi derseniz; bundan 6-7 yıl önceki durumumuzu arıyoruz. O yıllarda banka faiz oranları konut kredisinde 0,65’lerdeyken şuan 1,10’lar seviyesinde. İnsanlar bu kredi artışını gördükçe yatırım yapmaktan kaçınıyor. Ülkenin durumu, savaşlar bizim sektörü çok çabuk etkiliyor. İnsanlar bu gibi durumlarda ihtiyaçlarını daha istikrarlı zamanlara erteliyor. Örneğin bir vatandaşın, evi var; bir tane daha almak istiyor ama bu olayları gördükçe ‘Ben biraz daha bekleyeyim acaba ne olacak?’ diye düşünüyor Biz sektör olarak şu anda istediğimiz seviyeye ulaşamadık. Yatırımcılar gibi biz de beklentiler içerisindeyiz. Bizim sektörde işimizin iyi olabilmesi için, kredi faizlerinin düşmesi ve ülkede istikrar olması gerekiyor. Bir ülkede istikrarlı bir ortam olduğu zaman işler genelde hızlanıyor.

Yatırımcılar ayaklarını yorganına göre uzatmalı

3) Darbe girişiminden sonra Emlak Konut önderliğinde pek çok kampanya sunuldu. 240 ay vade kampanyası en çok ses getirenlerden biriydi. Bu girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Yani 20 yıl vadeyle gayrimenkul yatırımı yapmak sizce avantaj sağlar mı?

Gayrimenkule uzun vadede baktığınız zaman faiz oranları da düşükse avantajlıdır. Şu anda peşin parayla gayrimenkul sahibi olan insan sayısı az. Eğer vade uzun, faiz oranları da uygunsa kira ödemek yerine, insanlar daire ya da dükkân satın almayı tercih ediyor. Bu tür projeleri alırken dikkat etmek gerekiyor. Bu projeler uzun vadede güzel şeyler ama ben insanlara her zaman, ayaklarını yorganlarına göre uzatmalarını tavsiye ederim. Kâr edeceğiz derken daha sonra zor duruma düşebilirler. Bu duruma düşmemek için iyi hesap yapılmalı, banka faiz oranları iyi araştırılmalı ve ödenebilecek kadar kredi çekilmelidir.

4) Özellikle Arapların Türkiye’de gayrimenkul anlamında ciddi şekilde yatırım yapmasını nasıl açıklıyorsunuz?

Ben her zaman dışarıdan gelen insanların yatırım yapmasından yanayım. Yapılan yatırım Türkiye’de kalıyor ve bu da para gelmesi anlamına geliyor. Bu yönden iyi olduğunu düşünüyorum ama maalesef Eskişehir’e yabancı yatırımcı gelmiyor. Onlar genelde yağmur yağan, yeşillik alanları olan, deniz kenarı ve doğayla iç içe yerleri, Bursa, Yalova, Trabzon gibi şehirlerimizi tercih ediyor. Tabii ne olursa olsun başka ülkelerden yatırımcıların gelmesi memnuniyet verici.

“İnsanların ekonomik güçleri değiştikçe oturma kültürleri de değişiyor”

5) İstanbul ve Ankara gibi şehirlerle kıyaslarsak Eskişehir’i özellikle markalı konut projeleri anlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstanbul bir dünya şehri, o yüzden Eskişehir ile kıyaslamamız mümkün değil. Eskişehir 0,5 civarında göç alan bir şehir. Bu oranlara baktığımız zaman çok hızlı bir büyüme olmadığını görüyoruz. Aynı zamanda markalı konutların üretimi şehrimizde az. Eskişehir bir Anadolu şehri ve çok hızlı alışverişin olduğu bir şehir de değil. Markalı konutlardan bazıları şehrimize geldi ama bizim beklediğimiz seviyede ve ölçüde değil. İnsanların barınma türleri artık değişti. Çok eskilerde kerpiç evlerde oturuyorlardı, zaman geçti apartmanlarda oturmaya başladılar. Şimdilerde ise villalarda, malikanelerde oturuyorlar. İnsanların ekonomik güçleri değiştikçe oturma kültürleri de değişiyor. Son 8-10 yılda Türkiye genelinde; site tarzı, güvenliği olan, akşamları çıkıp oturulabilecek, çocukların rahat bir şekilde yaşayacakları, aktiviteleri olan konutlar tercih ediliyor.

“Eskişehir’de öğrenciler adeta bir sektör hâline geldi”

6)Eskişehir’de konut sektörü üzerinde öğrencinin etkisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Şehrimize öğrencinin etkisi gayet güzel. Eskişehir 850 bin civarı nüfusu olan, 150-170 bin civarında da öğrencisi olan bir şehir. Öğrencilerin konut alanında çok faydası var. Aileleri burada 1+1 apart dediğimiz dairelerden satın alıyor. Kira vermektense çocuklarına yatırım yapıyorlar ve giderken de üzerine kârıyla birlikte satıyorlar. Öğrenciler şehir için büyük bir geçim kaynağı diyebiliriz. Sadece emlak olarak değil; giyim, yiyecek, taşımacılık, kuaför gibi her sektörde öğrencilerin etkisi büyük. Eskişehir’de öğrenciler adeta bir sektör hâline geldi. Başka şehirler gibi değiliz; biz onları hiçbir şekilde yadırgamıyoruz, onlar da bizi yadırgamıyor. Eskişehir’de öğrenciler rahatlıkla ev kiralayabiliyor, rahatlıkla ev alım-satımı yapabiliyor. Kısacası Eskişehirliler öğrencilerine, öğrenciler de Eskişehir’ine alıştı.

7)Son olarak Türkiye’deki ve özellikle Eskişehir’deki gayrimenkul sektörünün dünü, bugünü ve geleceğini birkaç cümleyle nasıl özetleriz?

Eskişehir bir Anadolu şehridir. Diğer Anadolu şehirlerine benzer bir yapıya sahiptir. İhtiyaç doğrultusunda, zaman ölçüsünde, teknolojinin gelebildiği en uç noktaya, akıllı evlerin yapıldığı bir döneme hızla geldik. Üretimlerde bu teknolojik dolayda devam ediyor. Ağır aksak da olsa diğer şehirleri takip ediyoruz.

Röportaj: BÜŞRA GÜLEN/Eskisehirmedyasi.com

Daha Fazla Haber Yükle
Daha Fazla Yükle EskişehirMedya
Daha Fazla Yükle Konut

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Alzheimer’ı 20 sene önceden bilmek mümkün!

  Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar, &#…