Bir amaç uğruna Eskişehir… Aslında doğma büyüme İzmirli olan bir Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisiyim. Fakat ablam okul ve iş hayatını Eskişehir’de geçirdiği için birkaç senedir buraya gidip geliyorum. Tabii en uzun kalma sürem 10-20 gün arasında değiştiği için çok çok iyi bilmiyordum çevreyi. Ta ki Interrail yapmanın yolu Eskişehir’den geçene kadar…

Bir gün aniden arkadaşlarımla Interrail yapma kararı aldık. Bu kararı yürürlüğe koymamız için 6 ayımız vardı ve acilen para bulup işlemlere başlamamız gerekiyordu. Kendi paramı kendim kazanmayı hep daha uygun bulmuşumdur, e kenarda birikmiş de olmayınca iş aramaya başladım haliyle. Maalesef ki büyükşehirde yaşamanın zorlukları beraberinde çalışma sıkıntısını da getirdi. İzmir’de hem okuyup hem çalışmam çok zordu. Çünkü merkeze oldukça uzak bir yerde yaşıyordum ve işten eve dönüşüm tam bir kâbus olacaktı. İşte o an Eskişehir’in part-time çalışmak için ne kadar uygun olduğu aklıma geldi. Hem ablamın evi de vardı, kalacak yer sıkıntım yoktu. E ama okul?

Duymuşsunuzdur belki Farabi Değişim Programı’nı. Erasmus’un yurt içi versiyonu gibi bir şey. Başvuru için gereklilikler de çok sıkıntı değil. Bütün sene ortalama kasmışım bir işe yarasın dedim, Anadolu Üniversitesi’ne hemen başvurumu yaptım. Kısa sürede kabul edildiğimi öğrendim ve bir süreliğine Eskişehir’e taşınmak için hazırlıklarıma başladım. Bu zamana kadar yaşadığım en büyük zorluk ‘Kışı İzmir’de değil de Eskişehir’de mi geçireceksin ?? Delirdin herhalde!!’ yorumlarıyla mücadele etmek oldu. Anladım ki, haklılarmış…

Eskişehir’e geldiğimde henüz okul başlamamıştı. Hemen ertesi gün iş aramaya başladım. Alanımla ilgili birkaç iş bulabilme ihtimaline rağmen en kısa yoldan garsonluğu seçtim. Arayışımın 5. gününde, biraz umudu kesmeye başlamışken Adımlar Kitabevi’nden bir telefon geldi. Koşarak gittim ve orada çalışmaya başladım. Bu Eskişehir’de başıma gelen en büyük şanstı. (Bütün personele buradan sevgilerr) Okul açılana kadar pasaport, Interrail bileti gibi şeyleri aradan çıkarttım. Bu sırada kafam rahattı. Ama okul açıldığında beni çok zorlu bir süreç bekliyordu…

Sabah okula gidip akşamüstü 6’da çıkıyordum, direkt işe geçip gece eve dönüyordum. Bu hemen hemen her gün böyle devam etti. Bir de üzerine Eskişehir’in kışıyla tanıştık mı, oh! Bakmayın olayı çok dramatize ettim ama inanın bana hiç gocunmadım, yılmadım. Çünkü bütün bu zorlukların yanında hem Adımlar’da çok güzel vakit geçiriyordum, yazarlarla tanışıyordum, arkadaş ediniyordum hem de Interrail hayalime adım adım yaklaşıyordum.

Bütün bunlar olurken Eskişehir’in bana neler kattığını da anlatayım. Özgürlük, özgüven, kendi ayaklarının üstünde durma mecburiyeti, sorumluluk sahibi olmak ve daha neler neler… Üniversite hayatını ailesiyle yaşayanlar bilir, aileler çok baskıcı olmasa bile tek başına yaşama hissi ve rahatlığı paha biçilemezdir. Sürekli olmasa da bir süreliğine bunu deneyimleme fırsatı bulmak beni olgunluğa eriştiren bir şey oldu. Eskişehir bana kendimi tanıma, hiç bilmediğim, farkında olmadığım karakter özelliklerimi keşfetme imkânı sağladı.

Evet, 5 ayım böyle geçti. Gerekli parayı biriktirdim. Okulda 3.38 ortalama yaptım. Interrail ile Avrupa’yı gezdim. Çalıştığım yerden ağlayarak ve geri dönme sözü vererek ayrılmıştım. Şimdi sırada Erasmus var, bu yaz bu sözümü tutuyorum ve 2. memleketim Eskişehir’e geri dönüyorum!

Yazar: Sinem Oral

Daha Fazla Haber Yükle
Daha Fazla Yükle EskişehirMedya
Daha Fazla Yükle Söz Bende

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Alzheimer’ı 20 sene önceden bilmek mümkün!

  Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar, &#…