“Şu zaman kadar fotoğrafın tekniğinden çok kuramsal alt yapısı ile ilgilendim. Kuramsal alt yapısı ile birlikte şu an yüksek lisansta gördüğüm sanat eğitimi benim ilk defa fotoğrafı müdahale edip değiştirmeme ve bir seri olarak üretmeme neden oldu diyebilirim. Bu seri için 7 fotoğraf ürettim, daha devamı da gelecek kendi içinde kaybolmadan da sonlanacak bir çalışma. ” İşte, Konuşan Fotoğraflar: Kaybolan Şehir…

Doğma büyüme Eskişehirliyim. Ufak tefek şeyler dışında çok ayrı kalmadım Eskişehir’den. Yaşım 26; eğitim hayatım komple burada geçti. Üniversite için de gidemedim yüksek lisans eğitimim için de. Neden gitmek lazımdı? Bir şehir düşünün her yerini ezbere biliyorsunuz, her yerinde ayrı hatıralar var ve bir sokağı döndüğünüzde o hatıralardan bir hayalet çıkıyor karşınıza. Ne için mi? Yapılan şeylerden yaşanılan yerden sıkılmak için, hele ki hiç ayrılmamışsanız. Ama kaçış noktası bulmak, kaçış noktası yaratmak, kaçışlarda olmak, zihni temizlemeye çalışmak…

Kaçış noktaları yaratmak dedik, nereden kaçış? Kaybolmaktan mı? Tam anlamıyla depresif biri sayılmam, kendimi de belli duvarların arkasına saklamam, etrafımdakiler bilir bunu. Kendimi ifade etmek için şu zamana kadar birçok şeyle uğraştım. Lisans eğitimimden beri okuduğum okulunda verdiği bir durum olsa gerek elimdeki tek silahım fotoğraf makinem. Neden silah? çünkü kendimi düşürmekten kurtarmanın tek agresif yolu bu. Agresyon varsa kullanılan araç savunmak için olmalı. 2010’dan beri fotoğraf çekiyorum. Kendime nadir bir şekilde fotoğrafçıyım derim ki illa bir kimlik edineceksem kendime “Eskişehirli bir fotoğrafçıyım” diyebilirim. Fotoğraf sanatçısıyım demem, fotoğrafın sanat olarak adlandırılması bile hala tartışılan bir konuyken çektiğim fotoğrafı sanat olarak adlandırmam ve buna yönelik üretim yapmama daha var sanırım.

Şu zaman kadar fotoğrafın tekniğinden çok kuramsal alt yapısı ile ilgilendim. Kuramsal alt yapısı ile birlikte şu an yüksek lisansta gördüğüm sanat eğitimi benim ilk defa fotoğrafı müdahale edip değiştirmeme ve bir seri olarak üretmeme neden oldu diyebilirim. “Kaybolan Şehir” olarak adlandırdım bu seri için 7 fotoğraf ürettim, daha devamı da gelecek kendi içinde kaybolmadan da sonlanacak bir çalışma. Temeli ise Eskişehir’den aldığım manzara fotoğraflarını düzenleyip formunu değiştirmem üzerine kurulu. Şu an şehre karşı yaşadığım sıkıntıyı yansıtmanın en iyi yolu, şehrin yaşattığı kaybolmuşluk hissini başka bir mecraya yüklemek. Bir fotoğraf ya da bir kaç fotoğraf üzerine konuşmak, hatta az bile konuşmak.

 

 

 

Yazar: Barış C. KERMAN

 

 

 

 

 

 

Daha Fazla Haber Yükle
Daha Fazla Yükle EskişehirMedya
Daha Fazla Yükle Söz Bende

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Alzheimer’ı 20 sene önceden bilmek mümkün!

  Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar, &#…