Yer: Eskişehir

Yıl:  Mart 1980

Türkiye şampiyonu olan takım Dünya Şampiyonası’na antrenörsüz gönderildi. Ülkemizin sağcı, solcu diye bölündüğü  bir dönemde Eskişehir’de Hentbol’e gönül vermiş bir okul takımının başına gelen dramatik hikâyeyi, takımın antrenörü Kenan Öner’den dinleyelim…

Eskişehir’e Hentbol’ü getiren ve bizlere öğreten  Murat Kılıç ve Sırrı Özşen  Hocalarımız Manisa Spor Akademisi’nde göreve başladı. Ben de ülkemize yeni gelen bu branşta hem oyuncu hem de antrenörlük yapıyorum. İstanbul Anadoluhisarı Spor Akademisi’ni kazanmama rağmen Cumhuriyet Lisesi kız- erkek takımlarıyla  şampiyonluk yaşamak istediğimden  Spor Akademisi’ni okuma hakkımı dondurarak İstanbul’a gitmedim ve 3 yıldır çalıştırdığım Eskişehir Cumhuriyet Lisesi Hentbol Kız Takımı, Türkiye Şampiyonu oldu. (Aynı zaman da Eti Spor Kulübü adına yarışıyorduk.) Bu takımın oyuncuları: Gülseren Ondoğan, Ayşe Sesli, Nuran Uçar, Ayfer  Adaroğlu, Ayşe Alay, Zeynur Durmaz, Esengül Çetin, Sevim Salkım, Nevin Yavuz, Nedret Gürler ve Sevil. Erkekler de ise Ankara TED Koleji Türkiye birincisi oldu. Takımı Günal Ensari çalıştırıyordu.

O dönemlerde kulüpler fazla olmadığından, okul müsabakalarına  ilgi ve katılım çok yüksekti. 1976 yılında kurulan Hentbol sporunda, bu 2 okul ilk kez okullar Dünya Şampiyonası’nda Danimarka’ya gideceklerdi.

Hayallerimiz gerçek olmuştu… Buraya kadar her şey normaldi.

Bundan sonrası ise…

“Hayatımın ilk büyük şokunu yaşadım”

Dönemin siyasi ikliminden kaynaklanan girişimle Ocak ayında  Cumhuriyet Lisesi’ne yeni bir müdür geliyor. Okul takımının Danimarka ya gideceğini öğrendikten sonra Spor Bakanlığa gönderilecek takım formuna antrenör olarak kendi adını yazıyorve benim ismimi listeden çıkarıyor!!!

Bu gelişmelerden haberimiz olmadan  her gün antrenman yapıyoruz. Ankara’ya gittiğimde Spor Bakanlığına uğruyorum; öğreniyorum ki, takım listesinden çıkarılmışım. Hayatımın ilk büyük şokunu orada yaşadım.

Nasıl olur? Bu takımın antrenörü olduğumu sizler biliyorsunuz, tüm müsabaka listelerinde benim antrenör olduğumu görmüyor musunuz?  sorusu havada kalıyor. Eskişehir’e dönüp takımı topluyorum, olan biteni anlatıyorum. Bütün oyuncular ve veliler okul müdürüne giderek “Kenan Abi yoksa biz bir yere gitmiyoruz.” diyorlar.

O dönemde Eskişehir Sakarya Gazetesi’nden Engin Bayrı çok destek verdi. Eskişehir Valisi Naim Cömertoğlu, okul müdürünün Danimarka’ya gitmesine izin vermedi. Beni çağırdı,  elime bir mektup verdi, “Spor Bakanı Talat Asal’a vermeni istiyorum.” dedi.

“Kuruldan gelecek haberi bekliyorduk”

O zamanlar  yurt dışına kafile çıkışları, sadece salı günleri toplanan 7 kişilik bir kurulun onayı ile mümkün oluyordu. Vali mektubunda bu kurulda benim için özel olarak toplanıp onay vermelerini rica ediyordu. Takımla birlikte  Ankara’ya giderek mektubu bakanın sekreterine verdim. Takımım ile Spor Bakanlığı Okul Sporları Daire Başkanlığı odasında kuruldan gelecek haberi bekliyorduk. Koridora çıktığımda bir köşede bekleyen rahmetli babamı gördüm, o da sigarasını içine çekerek bekliyordu…

Hentbol oynadığım veya çalıştırdığım takımların bir kez bile maçına gelmeyen babam  bu haksızlığa dayanamayarak  Ankara’ya bana destek vermek için gelmişti. Haber geldi; kurul üyelerinden 2 kişi Ankara dışında olduğundan kurul toplanamıyordu ve ben takımla gidemiyordum.

Kızların gidemeyeceğimi öğrendiklerinde tepkileri, “biz de gitmiyoruz; bizi kandırdınız.” oldu ve ağlamaya başladılar. Bir tarafım böyle bir takımı çalıştırdığım için onur duyuyordu, bir tarafım acı çekiyordu.

“Sözün bittiği yerdeydik…”

Hepsini odaya topladım. “Gideceksiniz, çünkü hayatınızda bir daha bu deneyimi yaşama fırsatınız belki de olmayacak ve ben gitmenizi istiyorum.” dedim. İlk kez yurt dışına çıkacaklar ve ülkelerini temsil edeceklerdi. Çok duygusal bir andı. Takım ve ben ilk kez birbirimizden ayrılıyorduk. Zor ikna ettim onları, sanki içimden bir parça kopuyordu.

Takım havaalanına giderken ben de babamın yanına gittim, hiçbir şey söylemedi. “Boş ver oğlum, hadi gidelim.” dedi. Sözün bittiği yerdeydik…

Okullar Dünya Şampiyonası’nda takımım tüm maçlarını 1-2 sayı ile kaybetti. Ulusal basın konuyla çok ilgilendi, Cumhuriyet Gazetesi spor servisinde çalışan rahmetli Turgay Vardar, benimle çok ilgilendi. Sonrasında neler oldu? Müsabaka yönetmeliğine okul takımını çalıştıran antrenörlerin resmen görevlendirilmesi maddesi eklendi ve bu okul takımı ile  1980 Mayıs ayında Ankara’da Etispor olarak Türkiye şampiyonu olduk…

Yazar: Sinan ÖNER

  • Adanırspor’un ismi nereden geliyor?

    Eskişehir Ertuğrulgazi Mahallesi’nde 2 Amatör Lig’de mücadele eden Adanırspor isimli bir k…
  • Eskişehir’in spor tarihi kitabı yakında geliyor!

    Hepimiz zaman zaman düşünmüşüzdür geçmiş zaman yolculuğunu… Hangi yıla gideceğimizi …
Daha Fazla Haber Yükle
Daha Fazla Yükle EskişehirMedya
Daha Fazla Yükle Söz Bende

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Alzheimer’ı 20 sene önceden bilmek mümkün!

  Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar, &#…